19 Eylül 2012 Çarşamba

Haziran, Temmuz, Ağustos. Bak, Eylül bile bitmek üzere.

Güller bu sıra hiç konuşmuyor bayım...
Öyle işte... Belki sebepli belki sebepsiz...

Bir de baktım bu arada 2 takipçim gidivermiş. Haklı olduklarını bildiğim halde ne yalan söyleyeyim üzüldüm. Kendini güncellemeyeni, sürekliliği olmayanı kim ne yapsındı ki?  
(Bir ara düzgün bir liste tutmalıyım diye düşünüyorum.)

Günler bol aksiyonlu ve bol depresyonlu geçiyor. Her ne kadar doktor buna ılımlı dese de huylu huyundan vazgeçmiyor. Hababam kırılıyor yürek olur olmaz her şeye. Bu kadar hassas olmak zorunda mıydı bilmiyorum.

Onun dışında gündelik telaşlar devam ediyor işte. Okullar açıldı. İşler tahmin edilemeyecek kadar yoğun. Grip sezonu bir taraftan yokluyor. Misal oğluş burnunu çekip duruyor şu anda. Dün gece ateşlendi. Ama bugün daha iyi, ödevlerini bile çabucak yaptı. 

Şimdilik müsaade. Güller bir daha ne zaman konuşacak bilmiyorum.
Sağlıkla, mutlulukla kalın...